Dolar 49,6021
Euro 55,7070
Altın 6.586,31
BİST 11.593,88
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 19°C
Hafif Yağmurlu
Trabzon
19°C
Hafif Yağmurlu
Per 19°C
Cum 20°C
Cts 20°C
Paz 19°C
YEŞİLYURT
GARDEN
Düğün Salonu
%40
İNDİRİM
2027 Düğün Fiyatları
Hafta İçi
Full Düğün
85.000 TL
Hafta Sonu
Full Düğün
90.000 TL

Aslan Yeşilyurt
0533 768 56 76
Metin Yeşilyurt
0507 518 28 58
Kampanya
Sezon Sonuna
Kadar Geçerlidir!
HEMEN ARA

ADIMIZ MÜSLÜMAN, PEKİ YA YAŞANTIMIZ?

ADIMIZ MÜSLÜMAN, PEKİ YA YAŞANTIMIZ?
20 Ekim 2026 07:05
2.190
A+
A-

ADIMIZ MÜSLÜMAN, PEKİ YA YAŞANTIMIZ?

Nevzat AKSOY

Değerli okuyucularımız
İslam dini bize yalnızca Allah’a inanmayı değil; dürüst, merhametli, adaletli ve güzel ahlaklı bir insan olmayı da öğretir. Müslümanlık sadece sözle değil, davranışlarla yaşanır. Peki, bugün bizler Müslümanlığın gereklerini ne kadar yerine getiriyoruz? Yoksa sadece adımız mı Müslüman?
Dilimizde Allah’ın adı, hayatımızda ise haksızlık, bencillik ve duyarsızlık varsa burada ciddi bir çelişki yok mudur?
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Müslümanı, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimse olarak tarif etmiştir. Şimdi kendimize soralım: Kaç insan bizim elimizden ve dilimizden emin? Kaç insan bize güvenebiliyor? Kaç insan bizim yanımızda kendisini güvende hissediyor?
Müslümanlık, yalnızca bir kimlik değil, bir ahlak meselesidir.
Bugün dünyanın dört bir yanında açlık, yoksulluk ve zulüm yaşanıyor. Çocuklar açlıktan ölürken, mazlumlar adalet beklerken, birçok insan kendi rahatından ve çıkarından başka bir şey düşünmüyor. Başkasının acısı bizi ne kadar ilgilendiriyor? Bir insanın gözyaşı karşısında vicdanımız ne kadar sızlıyor?
Peygamber Efendimizin (s.a.v.) müminleri birbirlerine karşı sevgi ve merhamette bir bedene benzeten hadisini hepimiz biliriz. Bedenin bir organı rahatsızlandığında diğer organlar da bu acıyı hisseder.
Peki, bugün kaçımız bu hadisin gereğini yerine getiriyoruz? Bir Müslüman açın hâlini, yoksulun derdini, mazlumun feryadını görmezden gelebilir mi? Başkasının acısına duyarsız kalırken nasıl gerçek bir kardeşlikten söz edebiliriz?
Ne yazık ki günümüzde kalpler katılaşıyor, merhamet azalıyor, insanlar birbirlerinin derdine yabancılaşıyor. Herkes kendisi için iyilik, huzur ve adalet istiyor; fakat aynı değerleri başkalarına göstermekte zorlanıyor.
Kendi çıkarımız söz konusu olduğunda adaleti unutuyor, başkasının hatasını büyütürken kendi yanlışlarımızı görmezden geliyoruz. İnsanların hakkını gözetmeden huzur arıyor, başkasına merhamet göstermeden Allah’tan merhamet bekliyoruz.
Oysa dinimiz bize önce kendi nefsimizi sorgulamayı, kul hakkından sakınmayı, dürüst olmayı ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmeyi öğretir.
İbadetlerimiz kadar ahlakımızı da sorgulamalıyız. Çünkü güzel ahlak, inancımızın hayatımıza yansımasıdır.
Elbette hiç kimsenin imanını yargılamak bize düşmez. Ancak davranışlarımızı sorgulamak hepimizin sorumluluğudur. Başkalarının yanlışlarını konuşmadan önce kendi yanlışlarımızı görmeliyiz. Daha çok konuşmak yerine daha çok iyilik yapmalı, daha çok şikâyet etmek yerine elimizden gelen yardımı yapmalıyız.
Bugün dünyada açlığın çığlığı yükselirken, mazlumlar zulüm altında yaşarken ve insanlar merhamete muhtaçken kendimize şu soruyu sormalıyız:
Biz nasıl bir Müslümanlık yaşıyoruz?
Adımız Müslüman olabilir. Peki, davranışlarımız da bunu gösteriyor mu? Bir yetimin başını okşuyor, bir yoksulun elinden tutuyor, bir haksızlığa karşı duruyor muyuz? Yoksa bütün bunları görüp kendi hayatımıza devam mı ediyoruz?
Dua ediyor, Allah’tan huzur ve bereket istiyoruz. Peki, başkasının huzurunu bozmadan, kimsenin hakkına girmeden ve ihtiyaç sahiplerini unutmadan yaşayabiliyor muyuz?
Unutmayalım ki dua etmek kadar sorumluluklarımızı yerine getirmek de önemlidir. Allah’tan merhamet isteyen bir insan, insanlara karşı merhametli olmalıdır. Adalet isteyen, adaletten ayrılmamalıdır. Güven bekleyen, güvenilir olmalıdır.
Artık kendimizi sorgulama vaktidir.
Müslümanlığımızı yalnızca sözlerimizle değil, ahlakımızla, merhametimizle, adaletimizle ve insanlara olan davranışlarımızla göstermeliyiz.
Çünkü dünyaya bugün sadece Müslüman olduğunu söyleyen insanlar değil, Müslümanlığın gerektirdiği güzel ahlakı yaşayan insanlar gerekiyor.
Son olarak kendimize şu soruyu soralım:
Allah’ın huzurunda Müslüman olduğumuzu söyleyeceğiz. Peki, yaşantımız bu sözün hakkını verebilecek mi?
Vesselam
Nevzat AKSOY

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.