Dolar 49,6021
Euro 55,7070
Altın 6.586,31
BİST 11.593,88
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 19°C
Hafif Yağmurlu
Trabzon
19°C
Hafif Yağmurlu
Per 19°C
Cum 20°C
Cts 20°C
Paz 19°C
YEŞİLYURT
GARDEN
Düğün Salonu
%40
İNDİRİM
2027 Düğün Fiyatları
Hafta İçi
Full Düğün
85.000 TL
Hafta Sonu
Full Düğün
90.000 TL

Aslan Yeşilyurt
0533 768 56 76
Metin Yeşilyurt
0507 518 28 58
Kampanya
Sezon Sonuna
Kadar Geçerlidir!
HEMEN ARA

Adil Hacıömeroğlu: AYAZAĞA’DA YIKIM

Adil Hacıömeroğlu: AYAZAĞA’DA YIKIM
20 Ekim 2026 23:23
2.173
A+
A-

14 Ekim 2026 günü Ayazağa büyük bir sel baskını yaşadı. Bu felaket, can ve mal yitimine neden oldu. Önüne gelen ne varsa yıkıp önüne katarak sürükledi. Yıllardır doğa yasalarını anımsatanların sözlerine kulak asmadı kenti ve ülkemizi yönetenler. Onlar bildiklerini okudular. Kimi zaman da dere yataklarında yapılaşmaya çıkanları suçladılar memleketin kalkınmasını istemiyorlar diye.

Aklı eren her yurttaş, dere yataklarının boş bırakılmasını söyledi. Sorumsuz yetkililer, bu uyarıları kulak ardı etti. İnsanların para kazanma hırsı, doğa yasalarına ve toplumun çıkarlarına üstün geldi. Çünkü bu kişilerin doğası da yaşamı da para… Her şeyi para ve varsıllık aracı olarak gören bir avuç kişi, toplumun ortak varlığını cebine indirirken yurttaşlarımızın geleceğini çalıp tehlikeye düşürmekte. Ne yazık ki kimi yöneticiler bu bir avuç paragöz fırsatçıya yardımcı oluyor, kimi zaman onların bilim dışı, yasalara uymayan yapılaşma isteklerine göz yumuyor. Zaten bir kenti, bir ülkeyi yönetenler göz yumup onay vermedikçe dere yataklarını kimse işgal edip buralarda yapılar yapamaz.

Ayazağa’da dere yatağına yapılan, suyun akışını engelleyen ve sele neden olan yapılaşmanın bir felakete dönüşmesinden sonra yıkılması, kent yöneticilerinin öngörüsüzlüğünün bir kanıtı. Ayrıca bu felaketin tetikleyicisi olan bu yapılaşmaya izin veren kent yöneticileri bunun hesabını vermesi gerekmez mi? Bir adım ötesini göremeyen, çok yalın bir doğa kuralından haberdar olmayan birinin İstanbul gibi dünya incisi bir yeri yönetmesi doğru mu?

Peki, dere yatağına imar izni veren belediye yetkilileri, yıkım kararlarını uygulamayan sorumlu sorumsuzlar, yargıya hesap veremeyecek mi? Dere yataklarını ıslah ediyorum diye daraltıp kendince arsa üreten yetkililere bir şey denmeyecek mi? Bu arsaları üç kuruşa pazarlayan halkın yetki verdiği uyanıklara dokunulmayacak mı? Dere yataklarını yapılaşmaya açan yetkililerin mal varlıkları konusunda bir araştırma, soruşturma yapılacak mı?

Ayazağa’daki dere yatağındaki yapılar yıkılıyor. Çok geç de olsa doğru bir iş. Peki; İstanbul’un diğer derelerindeki yapılaşmayla ilgili bir çalışma yapılacak mı? Bu derelerin çevresindeki yapılaşmaya olası bir felaket gelinceye dek göz mü yumulacak?

İstanbul’daki sel felaketinde yaşamını yitiren yedi canımızın hesabını kim verecek? Su baskınıyla malı mülkünü yitirenlerin, tinsel ve tensel sağlığı bozulanların zararları nasıl karşılanacak?

Felaketten sonra kent yöneticileriyle ilgili bakanların aklı başına geldi ve dere yatağında yapılan ve farklı amaçlarla yapılan yapılar yıkılmaya başlandı. Peki, aynı derenin yatağını daraltıp işgal eden ve 14 Ekim günü selin işgal ettiği milyonlarca liraya pazarlanan pahalı konutlar da yıkılacak mı? Ayrıca Kâğıthane Deresi boyunca adına “site” ya da değişik yabancı adlar verilen konutlar, iş merkezlerine yetkililerin elleri değecek mi? Yoksula gücü yeten devlet yetkililerinin varsıla da gücü yetecek mi?

Ulusumuzun kurtarıcısı, devletimizin kurucusu Atatürk: “Önemli olan ufku görmek değil, ufkun arkasını görmektir” diyerek bizlere yol göstermekte. Ufkun arkasını geçtim, ufku gördüğünde gözleri kamaşan ve bir adım önünü göremeyenlerden ülkemize ve kentlerimize yönetici olur mu?

Adil Hacıömeroğlu

20 Ekim 2026

haber yazarı ıstanbul spor guncel