RAMAZAN: RAHMET, ARINMA VE MANEVÎ DİRİLİŞ MEVSİMİ
RAMAZAN: RAHMET, ARINMA VE MANEVÎ DİRİLİŞ MEVSİMİ
NEVZAT AKSOY
Değerli okuyucularımız, herkese dua ve selamla yazıma başlıyorum.
Elhamdülillah, bir kez daha Ramazan-ı Şerif’e kavuşmanın huzurunu ve şükrünü yaşıyoruz. Bu mübarek ay, yalnızca aç kalmak değil; kalbi arındırmak, nefsi terbiye etmek ve Rabbimize yaklaşmak için eşsiz bir fırsattır. Mü’min gönüller için Ramazan, rahmetin sağanak sağanak indiği, mağfiretin kapılarının sonuna kadar açıldığı, duaların arşa yükseldiği müstesna bir zaman dilimidir. Sevgili Peygamberimiz Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Ramazan ayının kıymetini şu müjde ile haber verir: “Ramazan ayı geldiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulur.” (Buhârî, Savm 5; Müslim, Sıyâm 1). Bu hadis-i şerif, Ramazan’ın ilahî rahmetin en yoğun tecelli ettiği zaman dilimi olduğunu göstermektedir. Mü’min için bu ay; tövbe ile arınma, ibadet ile yükselme ve güzel ahlâk ile kemale erme ayıdır.
Başka bir hadis-i şerifte ise Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurur: “Kim inanarak ve sevabını Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, Îmân 28; Müslim, Müsâfirîn 173). Burada dikkat çeken iki esas vardır: iman ve ihlâs. Ramazan’ı sadece bir gelenek olarak değil, bilinçli bir kulluk şuuru ile yaşamak gerekir. Oruç, yalnızca mideyi değil; dili, gözü, kulağı ve kalbi de haramlardan uzak tutmaktır. Peygamber Efendimiz Muhammed (s.a.s.) şöyle buyurur: “Nice oruç tutanlar vardır ki, orucundan kendisine kalan sadece açlık ve susuzluktur.” (İbn Mâce, Sıyâm 21). Bu hadis, Ramazan’ın zahirî değil bâtınî boyutuna işaret eder. Gerçek oruç; sabrı kuşanmak, öfkeyi yutmak, gönül kırmamak, dilini gıybetten korumaktır. Ramazan, ahlâkı güzelleştirme mektebidir.
Yüce Rabbimiz Kuran-ı Kerim’de şöyle buyurur: “Ramazan ayı ki, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an o ayda indirilmiştir.” (Bakara, 185). Ramazan, Kur’ân ile yeniden buluşma ayıdır. Her harfine on sevap verilen bu ilahî kelam, Ramazan’da kat kat ecirle müjdelenmiştir. Bu ayda Kur’ân okumak, anlamak ve hayatımıza tatbik etmek; manevi dirilişimizin anahtarıdır. Ramazan’ın en kıymetli gecesi olan Kadir Gecesi hakkında yine Kuran-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır.” (Kadir, 3). Bu geceyi ihya etmek, bir ömre bedel ibadet sevabına erişmektir. Peygamberimiz Muhammed (s.a.s.) Kadir Gecesi’nde şu duayı tavsiye etmiştir: “Allah’ım! Sen affedicisin, affı seversin, beni de affet.”
Ramazan; infak ayıdır, paylaşma ayıdır, kardeşlik ayıdır. Açlığın ne demek olduğunu idrak eden mü’min, yoksulun halini daha iyi anlar. Sofralar sadeleşirken gönüller zenginleşir. Teravihler cemaat şuurunu kuvvetlendirir, sahurlar teheccüd ruhunu canlandırır. Bu mübarek ayda kalpler kırılmamalı, diller gıybetten korunmalı, gözler harama kapatılmalı, eller hayra uzanmalıdır. Çünkü Ramazan, sadece takvimde bir ay değil; bir ahlâk inkılâbıdır.
Bugün Ramazan-ı Şerif’e kavuşmanın mutluluğunu yaşarken, bu ilahî misafirliğin kıymetini bilmek en büyük vazifemizdir. Geliniz bu ayı tövbe ile temizlenerek, Kur’ân ile dirilerek, dua ile Rabbimize yönelerek, sadaka ve infak ile bereketlenerek geçirelim. Rabbimiz bizleri Ramazan’ın feyzinden ve bereketinden hakkıyla istifade eden kullarından eylesin. Oruçlarımızı makbul, dualarımızı kabul, kalplerimizi Kur’ân ile mamur eylesin.
Ramazan-ı Şerif’imiz mübarek olsun.
Vesselam
Nevzat AKSOY
