TÜRKİYE ’NİN TERÖRLE MÜCADELESİNDE KARARLI LİDERLİK VE MİLLİ İRADE
TÜRKİYE ’NİN TERÖRLE MÜCADELESİNDE KARARLI LİDERLİK VE MİLLİ İRADE
Nevzat AKSOY
Değerli okuyucularımız, hepinize dua ve selamlarımı ileterek yazıma başlıyorum.
Bir dönem ülkemizin en temel ve en yakıcı sorunu olan terör belası, yalnızca bir güvenlik meselesi değil; aynı zamanda ekonomik, sosyal ve psikolojik boyutları olan çok yönlü bir tehdit olarak yıllarca varlığını sürdürmüştür. Şehitlerimiz, kayıplarımız ve yaşanan acılar milletimizin hafızasında derin izler bırakmıştır. Terörün oluşturduğu istikrarsızlık ortamı, kalkınmayı yavaşlatmış, toplumsal huzuru zedelemiş ve gelecek umutlarını gölgelemiştir.
Ancak bugün gelinen noktada terörle mücadelede önemli bir mesafe kat edilmişse, bunda güçlü siyasi iradenin ve kararlı liderliğin payı büyüktür. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde terörle mücadele, dönemsel ve geçici bir güvenlik yaklaşımı olmaktan çıkarılarak kapsamlı ve sürdürülebilir bir devlet politikası haline getirilmiştir. “Terörü kaynağında yok etme” stratejisi doğrultusunda hem yurt içinde hem de sınır ötesinde gerçekleştirilen operasyonlar, terör örgütlerinin hareket kabiliyetini ciddi ölçüde sınırlandırmıştır.
Savunma sanayisinde atılan milli ve yerli adımlar; İHA ve SİHA teknolojileri, yerli mühimmat üretimi ve gelişmiş savunma sistemleri, güvenlik güçlerimizin sahadaki etkinliğini artırmıştır. Türkiye artık yalnızca savunma yapan değil, tehditleri önceden tespit edip bertaraf eden güçlü ve proaktif bir güvenlik anlayışına sahip bir ülke konumuna yükselmiştir.
Terörle mücadelede sağlanan başarı, yalnızca güvenlik alanında değil; ekonomik ve sosyal alanlarda da olumlu yansımalar doğurmuştur. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yatırımların artması, altyapı projelerinin hız kazanması, turizm ve ticaretin canlanması, sağlanan istikrar ortamının somut göstergeleri arasında yer almaktadır. Havalimanları, bölünmüş yollar, şehir hastaneleri, üniversiteler ve organize sanayi bölgeleri ile kalkınma süreci desteklenmiş; vatandaşlarımızın yaşam standartlarında gözle görülür bir iyileşme sağlanmıştır. Güven ortamı olmadan ekonomik gelişmenin mümkün olmadığı gerçeği, bir kez daha açıkça ortaya çıkmıştır.
Terörle mücadelede elde edilen kazanımların en önemli dayanaklarından biri de millet-devlet bütünleşmesidir. Toplumsal dayanışma, milli birlik ve beraberlik ruhu, bu sürecin en sağlam temeli olmuştur. Çünkü terör, yalnızca güvenlik güçlerinin değil; milletin tamamının ortak meselesidir. Önemli olan doğruların tarafında olmak ve ülkeye sevdalı olmaktır. Siyasi görüş farklılıkları elbette olabilir; ancak söz konusu vatan olduğunda ortak paydada buluşabilmek büyük bir olgunluk göstergesidir. Bayrağına, devletine ve milletine sahip çıkan her birey, teröre karşı verilen mücadelenin doğal bir destekçisidir.
Siyasi istikrarın olmadığı ülkelerde güvenlik politikalarının sürdürülebilirliği zayıflar. Uzun vadeli stratejiler ancak güçlü bir liderlik ve kararlı bir yönetim anlayışıyla hayata geçirilebilir. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yıllardır sürdürdüğü istikrarlı duruş ve kararlılık, bu noktada belirleyici olmuştur. Kararlılık, cesaret ve süreklilik; terörle mücadelenin temel taşlarıdır. Küresel dengelerin hızla değiştiği, bölgesel tehditlerin arttığı ve jeopolitik risklerin yoğunlaştığı bir dönemde Türkiye’nin güçlü bir irade ortaya koyması hayati önem taşımaktadır.
Bugün geçmişte ülkemizin birincil sorunu olarak görülen terörün etkisinin önemli ölçüde azaltılmış olması; güvenlik güçlerimizin fedakârlığı, milletimizin desteği ve siyasi kararlılığın ortak eseridir. Elbette mücadele tamamen sona ermiş değildir. Güçlü Türkiye ideali; demokrasisi sağlam, ekonomisi üretken, savunma sanayisinde bağımsız ve toplumsal birlik ruhu yüksek bir ülke olmayı gerektirir. Bu hedefe ulaşmanın en önemli unsuru ise milli bilinç ve vatan sevgisidir.
Doğrunun yanında olmak, ülkesine sevdalı olmak ve milli menfaatleri her şeyin üstünde tutmak; güçlü yarınların teminatıdır. Türkiye, kararlı adımlarla yoluna devam etmektedir.
Vesselam.
Nevzat AKSOY
