Dolar 43,7288
Euro 51,9267
Altın 7.075,98
BİST 14.180,69
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 17°C
Hafif Yağmurlu
Trabzon
17°C
Hafif Yağmurlu
Paz 13°C
Pts 19°C
Sal 16°C
Çar 18°C












Reklam

Ölüm bir son değil, bir hesap kapısıdır.

Ölüm bir son değil, bir hesap kapısıdır.
1 Şubat 2026 13:06 | Son Güncellenme: 1 Şubat 2026 13:11
927
A+
A-

Ölümden yaklaşık yarım saat sonra, bedende refleks diye bir şey kalmaz.
Kaslar gevşer; ağız açık kalır, göz kapakları yarı aralıktır.
Boşaltım sistemi tamamen çözülür, idrar akıntısı başlar.
Artık beden, ruhun emanetidir… ama emanet geri alınmıştır.

Ölümün üzerinden 24 saat geçtiğinde, çürüme başlar.
Solunumun durması, bakteriler için bir işarettir; çalışmaya koyulurlar.
İlk çökenler gözlerdir, sonra beyin, mide ve bağırsaklar…
Hayatta en çok korunan, en çok süslenen yerler, en hızlı teslim olanlardır.

Kilolu bedenler daha çabuk çürür,
tuzlu suda boğulanlar biraz daha geç…
En geç çözülenler ise kalp, mesane ve böbreklerdir.
Ne garip… Duyguların merkezi olan kalp bile, sonunda sessizce dayanır ve susar.

Kartvizit

Kartvizit Baskı

Markanız için modern ve profesyonel kartvizit tasarımları.

Hemen Sipariş Ver

Mide ve bağırsaklarda bakteriler hızla çalışır, gaz oluşur.
Karın şişer. Deri yanık gibi su toplar.
Sülfür birikir, bedenin rengi siyaha döner.
Gün gün şişen karın bir süre sonra patlar, göğüs çöker.
Bu ses, mezarın üstünden duyulabilecek kadar gerçektir.

Ve ortalama dört yıl sonra,
insan dediğimiz o varlık,
sadece kemik olur.

Şimdi soralım kendimize…
Güzellik nerede?
Yakışıklılık nerede?
Servet, makam, mevki, kibir nerede?

Yeryüzünde kasıla kasıla gezen,
“küçük dağları ben yarattım” edasıyla yürüyen,
insanları küçücük aklıyla hor gören,
hayatı sadece statü ve geçici başarıdan ibaret sanan herkesin sonu işte budur.

Paranın satın aldığı insanların sonu budur.
Makam için karakterini satanların…
Yükselmek uğruna başkalarını ezenlerin…
Zulme uğrayanın sırtına basarak bir yerlere gelenlerin sonu budur.

Güzelliğiyle övünen,
hayatını makyaja, süse adayan,
cildi kurumasın diye her gün kremlenen bedenin de sonu budur.

Saatlerini fitness salonlarında aynaya bakarak geçiren,
tek hedefi kaslarını büyütüp sosyal medyada sergilemek olanların da sonu budur.

Çalışın.
Başarılı olun.
Üretin, insanlığa fayda verin.

Ama hayatı büyütmeyin.
Kendinizi büyütmeyin.
Çünkü toprağın altında unvan yoktur, takipçi yoktur, alkış yoktur.

Oraya sadece amel girer.
Sadece niyet girer.
Sadece erdem girer.

Geriye,
kime ne olduğumuz değil,
kime ne kattığımız kalır.

Hedef; daha çok kazanmak değil,
O’nun rızasını kazanmak olmalıdır.

Allah hepimize hayırlı bir ömür nasip etsin,
ölümümüzü de hayırlı eylesin.
Unutmayalım:
Ölüm bir son değil, bir hesap kapısıdır.

Yazan Hasan sağlam

Yurthaber61.com İstanbul temsilcisi Spor Yorumcusu Spor Yazarı