Dolar 43,1884
Euro 50,4206
Altın 6.383,32
BİST 12.369,89
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 6°C
Hafif Yağmurlu
Trabzon
6°C
Hafif Yağmurlu
Per 9°C
Cum 8°C
Cts 7°C
Paz 6°C












61medya Logo
Oto Koku
Trabzon Oto Koku

Ferah ve kaliteli oto kokular

İncele
Katalog
Ürün Kataloğu

Geniş ürün yelpazesi

İncele
A5 Broşür
A5 Çift Yönlü Broşür

Şık ve kaliteli broşürler

İncele
Islak Mendil
Trabzon Islak Mendil

Markanızı her yerde hatırlatın

İncele
Trabzon Magnet
Trabzon Magnet

Kaliteli ve şık magnetler

İncele
Drone Fotoğraf
Trabzon Drone Fotoğraf

Profesyonel drone çekim hizmetleri

İncele
Logo Tasarım
Trabzon Logo Tasarım

Markanıza özel modern logo tasarımı

İncele
Reklam Filmi
Trabzon Reklam Filmi

Profesyonel reklam filmi çekimi

İncele

MİRASI TÜKETENLER, MİRAS BIRAKAMAYANLAR

MİRASI TÜKETENLER, MİRAS BIRAKAMAYANLAR
12 Ocak 2026 06:46
352
A+
A-

MİRASI TÜKETENLER, MİRAS BIRAKAMAYANLAR

Nevzat AKSOY

Değerli okuyucular, hepinizi dua ve selamla selamlayarak yazıma başlıyorum.
Bu yazıyı; düşünen, sorgulayan bir birey olarak geçmiş ile günümüz arasında bir muhasebe yapmak, bize nelerin bırakıldığını ve bizim geleceğe neler bırakacağımızı yeniden sorgulamak amacıyla kaleme aldım. Gayem; borçtan başka neyi miras bırakıyoruz sorusuyla vicdanlarda bir hassasiyet ve sorumluluk bilinci uyandırabilmektir.
Biz hâlâ ecdadımızın mirasını yiyoruz.
Taştan yapılmış köprülerinden geçiyor, kelimelerle inşa ettikleri medeniyet dilini konuşuyor, onların duasıyla yoğrulmuş bir coğrafyada nefes alıyoruz. Fakat asıl soru şudur: Bizden sonra gelenler neyi tüketecek?
Biz ne bırakacağız?
Ecdadımız yalnızca toprak bırakmadı; bir ahlâk, bir adalet anlayışı, bir ilim haysiyeti ve güçlü bir emanet bilinci bıraktı. Bir vakıf taşına “İncitme” yazdıran bir medeniyetin çocuklarıydık. Bugün ise camdan kulelerimiz yükseliyor, fakat vicdanlarımız alçalıyor. Daha çok biliyoruz belki; ama daha az hikmet sahibiyiz.
Geçmişin dehaları bize sadece eser değil, istikamet sundu.
Farabi, ilmi insanı kemale erdiren bir yol olarak gördü.
İbn Sina, bilgiyi nefsin terbiyesinden ayırmadı.
Yunus Emre, “Bir kez gönül yıktın ise, bu kıldığın namaz değil” diyerek ibadeti bile ahlâka bağladı.
Mimar Sinan ise “Eserim insanı ezmesin” düşüncesiyle camilerini toprağa tevazu ile oturttu.
Onlar “Ne yapabiliriz?” sorusundan önce, “Ne yapmalıyız?” diye sordular.
Biz ise çoğu zaman “Ne kazanırım?” sorusuna sıkışıp kaldık.
Peygamber Efendimiz (sav) buyurur ki:
“İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır.”
Bugün kendimize dürüstçe sormalıyız: Varlığımız kime fayda sağlıyor? Gürültümüz mü çoğalıyor, yoksa hayrımız mı?
Yine buyurur ki:
“Kıyamet kopuyor olsa bile, elinizde bir fidan varsa onu dikin.”
Bu hadis, sonucu görmeye değil; sorumluluğu yerine getirmeye çağırır. Biz ise sonucu hemen görmek istiyor, kalıcı olanı dikmekten kaçıyoruz. Tüketiyoruz: zamanı, doğayı, insanı, anlamı… Ve sonunda çocuklarımıza borçlu bir dünya bırakıyoruz.
Ecdadımız bir çınar dikerken torunlarını düşünürdü.
Biz bir günü kurtarırken yarını ipotek ediyoruz.
Bugünün insanı, geçmişin emanetine sahip çıkmadığı gibi geleceğin hukukunu da gözetmiyor. Oysa emanet yalnızca mal değildir; ahlâk, bilgi, merhamet ve sorumluluktur. Bunlar aktarılmadığında medeniyet çöker; ayakta kalan sadece binalar olur.
Belki de asıl utanç verici olan şudur:
Biz onların yaptıklarını hayranlıkla anlatıyor, fakat aynı ruhu taşımaya cesaret edemiyoruz. Ecdadı övüyor; onları var eden değerlerle yüzleşmekten kaçıyoruz.
Şimdi durup düşünme vaktidir.
Biz, adımız anıldığında hangi cümleyle hatırlanacağız?
“Çok şey tükettiler” mi denecek,
yoksa
“Zor bir çağda, doğruyu savundular” mı?
Miras yemek kolaydır.
Miras bırakmak ise fedakârlık ister, ahlâk ister, sabır ister.
Ve belki de en önemlisi şudur:
İnsan, kendisinden sonrakiler için utanabiliyorsa hâlâ diridir.
Vesselam.
Nevzat AKSOY

Kartvizit

Kartvizit Baskı

Markanız için modern ve profesyonel kartvizit tasarımları.

Hemen Sipariş Ver
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.